Expelliarmus Rpg
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Expelliarmus Rpg

Expelliarmus Rpg'ye hoş geldiniz!
 
AnasayfaLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap

 

 DJ Black'in Odası

Aşağa gitmek 
3 posters
YazarMesaj
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPerş. 20 Mayıs 2010, 15:05


~Eski özellikler, yeni başlık!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Yancy Benjamin Black
Ölüm Yiyen
Yancy Benjamin Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 11/04/10
Rp Partneri : Kuzen Kızı ^.^
Rp Yaşı : 17
Gerçek İsmi : Berker.
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPerş. 20 Mayıs 2010, 15:07

Ilık yaz gecesinde rüzgâr, genç adamın yüzündeki endişeyi koparıp gecenin karanlığına katıyordu. Gözlerindeki şaşkın, puslu ama ciddi ifadeden de anlaşıldığı gibi, evini özlemişti. Belki de hayatındaki her şey değişmişti ama Black Malikânesi büyüsünü koruyordu. O evden çıktığında henüz on iki yaşında olduğunu bilmek her ne kadar kalbini acıtsa da buna sebep olan kişiye kızamıyordu. Çünkü olanlara rağmen her şeyin kendi iyiliği için olduğuna inanmak istiyordu. Fakat ailesi tarafından ölü olarak bilinen de oydu; bunun neresi iyilik olarak görülebilirdi ki? Okulunu, evini, ailesini, arkadaşlarını ve sevdiğini ardında bırakıp gitmişti. Karşılığı ölü adam olarak anılmak olmamalıydı.

Black Malikânesi’nin dev kapısına bakıp gülümsedi. Zamanında sadece asil kanlara açılan bu kapı, ne bulanıklar görüp geçirmişti kim bilir. Önceleri safkan olmayı ilke bilen genç adam, şimdi kendi kendine soruyordu: “Bizi asil yapan, damarlarımızda dolaşan saf büyücü kanı mıdır?”. Eğer bu sorunun cevabını verebilselerdi, sevgili lordlarının da vicdanı rahat ederdi. Eski ciddi ifadesine bürünen genç adam, sağ elini kapının üstüne koydu ve gözlerini kapatıp bekledi. Ancak gerçek bir Black bu kapıyı tek başına açabilirdi. Aksi takdirde kapıyı çalması gerekecekti ve işin tüm sürprizi kaçacaktı. Elinin altında birtakım kıpırtılar hissedince gözlerini yavaşça açtı ve dudağı sinsi bir gülümseme ile kıvrıldı. En azından malikânesi ona ihanet etmemişti. Kapıyı ses çıkarmamaya çalışarak, yavaşça ittirdi ve evinin o hoş kokusu burnuna çarpınca sahip olduğu şeyleri ne kadar çok özlediğini hatırladı. Her zamanki gibi büyük salon bom boştu. Ancak önemli bir konu olduğunda bütün aile orada toplanır ve gündemi tartışırdı. Genç adam bu tarz bir toplantıya sadece bir kez rastlamıştı. Sevgili kuzeni Daniel’ın ailedeki himayesi tartışılmazdı. Zamanı gelince onun yerine geçeceğini hayal ederdi o zamanlar. Fakat şimdi, tahtı çoktan kapılmıştı. Hem ölü bir adam nasıl kendi ailesine hükmedebilirdi ki? Öncelikle dirilmeliydi. Dirilmeli ve yıllardır merak ettiği ama soramadığı soruları sormalıydı.

Upuzun koridorlarda yürümek, genç adam için adeta ince bir ipte takla atmaya çalışmaktı. Hedefine yaklaştığı her saniye, sanki daha da uzaklaşıyormuş gibi hissediyordu. Hızla çarpan kalbinden başka ses işitmezken, hararetli bir atışmanın geldiği kapının önünde durdu. Kulağına iki genç bayanın sesi çarpmıştı ama birinin sesi daha net duyuluyordu; sinirli ve endişeli. “Plan kusursuz gibi gözüküyor olabilir ama Oliver’ın Lord olabilmesi için babamın ölmesi gerekiyor. Ben böyle bir ihtimali göz önünde bulundurmak istemiyorum.”. Kathleen’in sesiydi bu. Biraz değişmiş olsa bile yine de kendini ele veren bir tınısı vardı. Genç adam sırıttı ve yoluna devam etti. Daha gece bitmemişti, Kathleen’le konuşmak için yeterince vakti olacaktı. Kuzeni Daniel, ölen annesi ve babasının odalarına taşınmıştı malikâneye geri döndüğünde. Genç adam yengesini ve amcasını hatırlamıyordu ama Daniel’ın anlattıklarına göre Mrs. Black, bencil ve nankör bir kadının tekiydi. Yine de onu sevebilirdiniz çünkü safkandı ve aileye yakışıyordu. Jacob Black ise daha sevimli bir adamdı. Tabi alkolik olduğu gözden kaçırılamaz bir gerçekti. Kuzeninin Jacob Black’e olan hayranlığını biliyordu ama Büyükbaba Black’i sevmediğini de biliyordu. Bu yüzden onu babasıyla şaşırtmayacaktı. Sırıtarak kuzeninin odasının önünde durdu ve yavaşça kapıyı araladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPerş. 20 Mayıs 2010, 15:41

DJ için zor bir gün olmuştu. Leia onu bırakıp gitmişti ve artık Domuz Kafası’na gitmesinin bir anlamı yoktu. Neden sürekli terk ediliyordu ki? Kötü bir partner sayılmazdı. Cadıları nasıl mutlu edebileceğini iyi biliyordu –nasıl üzebileceğini de- . Her zamanki gibi sarhoşken, ateş viskisinden aldığı büyük yudumlar artık canını yakmıyordu. Cübbesinin cebini yokladı ve bulduğu beyaz altından halkayı avucunun içine koyup sıktı.Bunu parmağından çıkardığı günü oldukça net hatırlıyordu. Aşkından kendi isteğiyle ayrıldığı gündü o gün. Yine Leia’ya koşmuştu o gün, olan biteni unutmak için. Avucunu açtı ve yüzüğüne anlamsız bakışlarla baktı. Üzerinde yarım bir kalp vardı. Diğer yarısı da bir zamanlar hayatının anlamı olan cadıdaydı. Aradan bu kadar zamanın geçmiş olması inanılır gibi değildi. Fakat artık hepsini unutmuştu. Her şeyden önemlisi Leia’ydı onun için. Çünkü o, bir manitadan çok daha fazlasıydı DJ için. Şimdi o da yoktu. Bir de neden kötü adam olmayı tercih ettiğini soruyorlardı. Cevabı belli değil miydi ki? Doğduğundan beri kötü şeylerle karşılaşan hep oydu. Annesinin kucağına almayı reddettiği huysuz bebek, kız arkadaşlarını oyuna getirip onlardan öpücük alan azgın velet, annesi ve babası ‘iyi olmaya çalışanlar’ yüzünden ölen kimsesiz çocuk, etrafı insanlarla dolu olmasına rağmen yalnız olan genç, sevdikleri tarafından sürekli terk edilen zavallı adam…

Elindeki şişeyi bir kenara fırlatıp ayağa kalktı ve boy aynasında uzun uzun kendi yüzüne baktı, güldü. Kendisine acımaya başlayamazdı, başlamamalıydı. Dünya üzerindeki en harika insan gibi hissetmeli ve yeni avlara çıkmalıydı. Hem James vardı. Asla yalnız kalmayacaktı. Aynaya dalgınca bakarken, odasının kapısının açılmasıyla hemen asasına sarıldı ve kapıya döndü. Karanlık koridordan odaya giren silueti görünce bir an donup kaldı ve asası elinden düşerek yere yığıldı. Küçükken ona yapmadığını bırakmayan bu yüzü görmek onun için hiç de iyi bir şey değildi. Düştüğü zeminden kayarak geçmişe döndü o an. Ve soluk, beyaz sırtına çarpan Crucio’yu adeta yeniden hissetti. “Lanet olsun, Jacob! Oğlun her zaman böyle pısırık kalacak. Seni cüce iblis! Crucio!” Kafasında yankılanan birkaç küçük anıyla kendisine geldi ve asasını yakalayıp oldukça genç görünen adama doğrulttu. “Büyükbaba?” Benjamin Black’in dudağı, bu endişeli ama güçlü sesi işitince zevkle kıvrıldı ve kısa bir kahkaha attı. DJ bu adamdan öylesine nefret ediyordu ki, bakışlarıyla da bunu belli ediyordu. Fakat şaşkınlığını da yüzündeki ifade ele veriyordu. Benjamin Black neden ve nasıl onun odasına gelmişti? Ölmemiş miydi ki? Nasıl bu kadar genç olabiliyordu? Benjamin Black gülmeyi bir kenara bırakıp ciddi bakışlarını DJ’e yöneltti ve bağırdı. “Ayağa kalk, DJ! Ben senin büyükbaban falan değilim!” DJ bu kez gerçekten kafası karışmış ama yine de tetikte bir şekilde ayağa kalktı ve soru sorarcasına baktı. Benjamin Black’in kahverengi saçları sarıya dönerken ve mavi-yeşil gözler yerini mavilere bırakırken DJ’in gözleri bludger gibi açıldı ve fısıldadı: “Yancy?”.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Yancy Benjamin Black
Ölüm Yiyen
Yancy Benjamin Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 11/04/10
Rp Partneri : Kuzen Kızı ^.^
Rp Yaşı : 17
Gerçek İsmi : Berker.
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPerş. 20 Mayıs 2010, 17:13

DJ’in neden bu kadar korktuğuna şaşırmıştı Yancy. Sonuçta o, bulundukları âlemin efendisiydi. Her şeyden önce o DJ Black’ti! Zamanında hiçbir şeyden korkmayan, sarhoş olmasa bile delice işlere kalkışabilecek biriydi. Fakat Büyükbaba Black, onu yere yığmaya yetmişti. Yancy her ne kadar keyif almış gibi görünse de içten içe şaşkın ve üzgündü. Kuzenini her zaman kusursuz bir olarak görmeyi tercih etmişti. Şimdiyse, önünde korkudan ne yapacağını şaşırmış bir adamdan fazlası durmuyordu. Oyununu daha fazla devam ettirmek istemiyordu. DJ’in onu tanıdığı haline döndü, ‘Yancy’ Benjamin Black’e. Genç adamın da düşündüğü gibi, DJ onu hemen tanımıştı. Bu anın hiç gelmeyeceğini düşünüyormuş da, planları suya düşmüş gibi bir hali vardı. “Merhaba, kuzen.” DJ başını sallayarak selam verdi kuzenine. “Neden bu kadar korktun ki? Sen Karanlık Lord değil misin? Aptal bir çocuk gibi davrandın, büyükbabandan korkarak.” DJ sinirlenmişe benziyordu fakat yine de sert bir çıkış yapmadı. “Sen hiç çocuk olmadın mı Yancy? İnsanların çocukluklarında kötü anıları olabilir.” Yancy’nin yüzüne buruk bir ifade yerleşirken sol kaşını da iğneleyici bir şekilde kaldırmayı ihmal etmedi. Sanki suçlu oymuş gibi davranıyordu kuzeni. Sanki büyümeyi o tercih etmiş gibi. “Bilemiyorum DJ. Sen bana, büyüdün, dediğin günden beri ben hiç çocuk olamadım.” İşte bu Karanlık Lord’u devirmeye yetebilecek bir sözdü. Çünkü o her ne kadar taştan bir duvar gibi görünse de hassas olduğu konular vardı. Çocukluğunu her şeye rağmen yaşamış ve hala bile büyümeyi reddetmeye devam eden bir adam olmuştu. Kuzeninin çocukluğunu çaldığı için kendisini suçlu hissediyordu.

Mavi Gözlü Dev asasını indirdi ve omuzları düşerek Yancy’ye o her zamanki bakışını attı. “Özür dilerim. Mecburdum.” Nasıl bir mecburiyetti bu? Bulgaristan’a sadece görev için gitmediğini tahmin edebiliyordu. Neden daha deneyimli biri değil de küçük bir çocuk gitmişti ki öylesine önemli bir göreve? Sonuçta Bulgaristan’da öğrencilerden oluşan büyük bir ordu kurmuştu, savaşta Lord’un yanında bulunmak için hazırlardı. Evet, bu uzun zamanını almıştı ama DJ’in sandığından daha kısa sürmüştü. “Benim elimde olan bir şey yoktu Yancy. Kaderimizi kehanet kürelerine doldurup elimize tutuşturuveriyorlar. Seni ve Oliver’ı, birbirinizden uzaklaştırmak zorundaydım.” Genç adamın kafası karışmıştı. Anlamadığını belirten bir ifadeyle DJ’e baktı. “Eğer sizi birbirinizden uzaklaştırmasaydım, sen benim tek oğlumu öldürecektin.” Duyduklarına inanamıyordu. Uzunca bir süre de inanabileceğini zannetmiyordu. DJ bir tercih yapmıştı ve bu tercih Yancy’nin tüm hayatına mal olmuştu. “Ve sen de oğlunla benim aramda bir tercih yaptın. Onu kayırdın. Bunca zaman sana sadık biri olmama rağmen pısırık ve sana sadakati olmayan oğlunu tercih ettin! Onu yollayabilirdin!” İşte şimdi her şey su yüzüne çıkıyordu. İyi de Oliver’ı o zaman öldürmek için bir sebebi yoktu ki. Oliver kendi halinde, sakin, inek ve Liz’le veya Yancy’yle alakası olmayan akıllı bir çocuktu. Şimdiyse tahtın varisi o gibi görünüyordu. Tahtın varisi, Lord’un en gözde yandaşını, gelin adayını da kapardı. Liz öyle bir şey yapmazdı. Oliver’la aralarında bir şey olabileceğine ihtimal vermiyordu. “Oğlumu seçmek zorundaydım. Eğer tek başına kalırsa bizden iyice kopardı. Zaten ona lanet bir hayat sunmaktan başka hiçbir şey yapmamıştım. En azından bunu hak ediyordu-“ Yancy elini kaldırıp DJ’e susmasını işaret etti. DJ de kuzeninin ağlamaklı ve sinirli ifadesini görünce sadece susmakla yetindi. “Oğlun benim geleceğimi kaptı diyelim, sevdiğim kıza da sahip oldu mu?” Ortam sessizliğini korurken Yancy her şeye lanet savurdu içinden. Fakat her zaman ikinci bir planı olduğu için umutsuzluğa kapılmadı. DJ’e, yüzüstü bırakılmanın ne demek olduğunu gösterecekti. Tabi onu nasıl yıkacağını da biliyordu. “Her neyse, görevimi tamamladım. Senin yanında savaşmak için hazırlar. Şimdi izin verirsen odama gitmek istiyorum.” DJ onay verirken odanın kapısı tekrar açıldı. Fakat bu kez içeri giren Benjamin Black değildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisa E.Shadow
Slytherin VI. Sınıf
Lisa E.Shadow


Kadın
Mesaj Sayısı : 224
Kayıt tarihi : 22/08/08
Rp Partneri : Söylesem aklın durur XD
Rp Yaşı : 14
Gerçek İsmi : Selün
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Heyup71gt6
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPerş. 20 Mayıs 2010, 17:42

Cidden, Liz artık uyumak üzereydi. Niye oturup bunu tartıştıklarını bilmiyordu bile. Dj iyiydi, iyi olmak zorundaydı. O yıkılamazdı, koskoca Lordduyuglarının mahkumu olup depresyonun zincirleriyle bağlanamazdı. Çok saçmaydı, bunun üzerine konuşmak gibi.
“Plan kusursuz gibi gözüküyor olabilir ama Oliver’ın Lord olabilmesi için babamın ölmesi gerekiyor. Ben böyle bir ihtimali göz önünde bulundurmak istemiyorum.”
Liz gözlerini devirip nefesini burnundan verdi. Oliver'ın Lord olmasını istemiyordu açıkçası. Dj'den başkasının Lord olduğunu düşünmek bile istemiyordu. Bu onu kenara süpürmek olurdu.
"Burada babasına en sadık olan ben miyim?" dedi savunmacı bir edayal kollarını göğsünde birleştirirken. Ardından babasının James olduğu gerçeği aklına geldi. Buna hala alışmakta güçlük çekiyordu ama yavaş yavaş benliğine sızmıştı bile. James, Matt'in amcası olan ve her zaman örnek aldığı insan, gerçek babasıydı. Üstelik bulanık olmadığı anlamına geliyordu bu. Her ne kadar buna sevinmesi gerektiğini hissetse de yapamıyordu işte. James de babası olduğunu öğrendiğinden beri daha otoriter daha korumacı yaklaşıyordu kendisine ki bu iyiye alamet değildi, hem de hiç. Bu haliyle yavaş yavaş annesiyle evli herife benzemeye başlıyordu.
"Üstelik o benim manevi babam! Sadık olduğum şey baban Oliver, sen değilsin. Alınma ama kolumdaki armayı bana o verdi ve ben bu kol kopana kadar ona hizmet edeceğim."
Haddinden fazla agresif söylemişti bunu ve bunun için biraz üzgündü. Ayağa kalktı aniden ve saate baktı. Kaç saattir lord mevzusu dönüyordu ve Liz buna sadece Kathleen'i sevdiği ve Oliver'la çıktığı için katlanıyordu. Oysa o anki tek arzusu DJ'in yanına gidip onun dertlerine teselli olacak kadar içmekti.
"Ben DJ'in yanına gidiyorum." dedi duygusuz bir tonlamayla. Burada kalırsa uykusu gelecekti iyiden iyiye. Gelip gelmediklerini sorgularcasına bir bakış attıktan sonra odadan çıktı.
Liz büyüdüğünü hissediyordu. Zamanla olgunlaşıyor daha agresif ama düzeyli birine dönüşüyordu. Her zaman muzurluk isteyen yanına sahip olacaktı ama kişiliğinden birkaç parça suya atılan vitamin gibi erimekteydi. Bundan nasıl nefret ettiğini belli edecek kelimeler daha keşfedilmemişti.
Konversleri içindeki ayaklarıyla zemine sert ve kendinden emin bir şekilde basarken köşedeki camlı dolaptan bir şişe ateşviskisi ve bardak kaptı. Dj onun içmesine bir şey demezdi ama James olsa elindeki şişeyi hemen kapardı. O kim oluyordu ki? Bunca senedir varlığından habersiz babasıydı sadece. Kanını vermiş olabilirdi ama... Soyadını asla veremeyecekti. Ne kadar şatafatlı bir aileden gelirse gelsin Liz asla bir Strong olmayacaktı kendi arzusuyla.
Kendi problemleri içinde boğulmuş genç kız odanın kapısını açtığında bulacağı manzarayı bilseydi odaya girmektense kendini direk yukarıdaki odalardan birine kapatırdı. İçeride Yancy'nin hafızasına kazınmış yüzünü gördüğünde parmakları arasındaki şişe yere kayıp yere düştü. Cam döşemelerle buluştuğunda anında tuz buz oldu. Liz o an kaliteli ateşviskisi için üzülemiyordu bile, sadece karşısındaki "şeyin" gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordu. Ağzı bir karış açılmış, gözbebekleri büyümüştü. Bakışları Yancy ve Dj arasında gidip geldi. Boğazına çzöülmez bir düğüm takılmıştı, kuru gözyaşı kanalları hafiften nemlenmişti. Gözlerini Yancy'den ayırmadan Dj'e hitap ederek konuştu.
"Depresyonunu ilerletmek için yeni bir büyü deniyorsun değil mi?" dedi sert bir dille. Gerçek olduğuna inanmak istemiyordu çünkü ve büyüyen garip bir öfkesi vardı içinde. Normalde Dj'e hep hürmet ederdi. İlk defa sesi ona karşı kin doluydu.
"Neden Yancy'nin hayalini yarattın ki?!" dedi dişlerinin arasından. Şişe hala elinde olsaydı çoktan ona fırlatıp odadan çıkardı. Ama Dj'in gözlerinde gördüğü hüzün Liz'in kulaklarını tıkasa da farkettiği bir gerçekliği itiraf ediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://expelliarmus.express-forum.com/lejant-f12/lisa-shadow-t17
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPerş. 27 Mayıs 2010, 18:15

İyi veya kötü, her şey bir sonuca ulaşmıştı. Ya da DJ’e göre öyleydi. Yancy tartışmaktan vazgeçmiş gibi görünüyordu. Bu yüzden DJ de bunu bir zafer olarak algılıyordu. Tek sorun, evdekilere ne diyeceklerdi? Hiç kimse durduk yere dirilip geri dönemezdi. Elbet bir çaresini bulurlardı. DJ’in aklına gelen ilk seçenek, Bulgaristan’dan yanlış haber aldığı yönündeydi. Yancy odasına gitmek üzere kapıya yönelmişken, birisi kapıyı ondan önce açıp içeriye girdi. DJ, kapıyla meşgul değilken, cam kırılması sesiyle kehanet küreleri gibi açılmış gözlerini kapıya çevirdi. Liz’in bir anlık şok görüntüsü onu endişelendirmeye yetmişti. Fakat inanmamakta ısrarcı davranıyordu. “Depresyonu ilerletmek için yeni bir büyü deniyorsun değil mi? Neden Yancy’nin hayalini yarattın ki?” Sarf ettiği sözcükler inanmadığını gösterse de, sesinin tonu aklındaki karışıklığı ele veriyordu. Liz’le Yancy’nin aralarında olanı adı gibi biliyordu. İkisi de çocukları gibiydi, bu yüzden manevi babalarından isteseler de bir şey saklayamazlardı. Şimdi Yancy döndüğüne göre her şey normale dönebilirdi. Ama ya Oliver, ona ne olacaktı? DJ’in aklını kurcalayan tek şey buydu. Yoksa Yancy’nin geri dönüşünü kötü bir şey olarak nitelendiremezdi, asla. “Liz… Sandığın gibi değil. Ne düşünüyorsun bilmiyorum ama Yanc’nin hayalini yaratmadım.” Kendi derdine düşmüşken Yancy’yi bir an için aklından çıkarmıştı. Gözlerini kaçamak bir şekilde ona çevirdi ve gördüğü manzara karşısında hiç de şaşırmadı. Yancy’nin gözleri de en az DJ’inkiler kadar açıktı. Tek farkı, sevgi dolu, yaş dolu olmasıydı. Liz’i nasıl bu kadar sevebilmişti ki? Çok kısa bir süre beraber kalmışlardı. Hem de Liz öyle erkeklerin pek de ilgilendiği bir tip değildi. En azından Black erkekleri dışındakilerin. Yancy’nin ilgisinden çok, Liz’inkine şaşıyordu. O aşk duygularını köreltmiş, hareketli ve neşeli bir kızdı. Yancy gibi soğuk ve umursamaz bir çocuk onun dikkatini nasıl çekebilmişti? Zihnindeki tüm bu sorunlarla boğuşurken odanın kapısı üçüncü bir kez açıldı ve içeri bir gürültü kafilesi akın etti. “Biz geldiiik!” Kathleen, Oliver ve kendine iki kadeh kapmış bir şekilde odaya dalmışken, Yancy’yi görünce bardakları yere düşürdü. “N’oldu Kathy?” Oliver odadan içeri kafasını uzatınca gördüğü manzara karşısında donup kalmakla yetindi. Yancy geri dönmüştü, elindeki her şeyi alacaktı. Liz’i ondan alacaktı. Babasının tahtı umurunda bile değildi. DJ daha başka gelen var mı diye bakarken Kathleen’in gözlerindeki ifadeyi yakalayınca daha da şaşkına döndü. Sevgili kızı, oldukça dokunaklı bir ifadeyle Yancy’ye bakıyordu. Kathleen de mi onu seviyordu? Tek bir öpücük Yancy için sadece bir şakadan ibaret olabilirdi fakat o Kathleen’in ilk öpücüğüydü. Tabi DJ’in o ikisinin arasında olanlardan haberi yoktu. -Saçmalama DJ, akrabasının ölmediğini görünce mutlu olmuştur-. “Aa- şey merhaba.” Yancy’in elinden bundan daha fazlası gelmiyordu. Bütün yükü kaldırmaya hazır değildi. Her şeyin sebebi DJ olduğuna göre, olanları da o anlatacaktı. DJ, kuzeninin bakışından ne demek istediğini anlayınca, başka çaresi olmayarak çocuklarına döndü ve bir yalanı daha üstlendi. “Yanlış bilgilendirilmişiz. Ölmemiş, sadece kılık değiştirmiş, Benjamin Black'in kılığına girmiş ve görevine devam etmiş-" Yancy gülümser ifadesiyle araya daldı. "Ve artık Benjamin Black olarak takılmaya karar verdim!" İkizler tuttukları nefeslerini verirlerken Kathleen’in yüzündeki gülümseme, Oliver’ın yüzündeki nefret dolu ifadeyi nötrlemeye yetmiyordu. DJ olabildiğince umutsuz ifadesiyle oğluna bakarken, ona her zaman kızarak bakan gözleri bu kez ondan özür diliyordu. Karanlık Lord’un bütün çabalarına rağmen, kaderi değiştirememişlerdi. Tek seçenekleri, Yancy’nin huyuna gitmekti. Ya da onu etkisiz bir konuma getireceklerdi. Daha önce de yaptıkları gibi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisa E.Shadow
Slytherin VI. Sınıf
Lisa E.Shadow


Kadın
Mesaj Sayısı : 224
Kayıt tarihi : 22/08/08
Rp Partneri : Söylesem aklın durur XD
Rp Yaşı : 14
Gerçek İsmi : Selün
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Heyup71gt6
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyCuma 28 Mayıs 2010, 19:25

“Liz… Sandığın gibi değil. Ne düşünüyorsun bilmiyorum ama Yancy’nin hayalini yaratmadım.”
Bu pek de yararlı olmamıştı liz'in durumu için. Kulaklarında yankılanan Dj'in sesi olmasına rağmen hala Yancy'nin hayal olduğunu ispatlamak için delil arıyor gibi bakıyordu. Onun yerine karşısında bulduğu fiziksel değişim geçirmiş de olsa aynı bakışara sahip genç bir adamdı. Etten ve kemikten gibi görünüyordu ve yine görüldüğü kadarıyla damarlarında dolaşan kan ile ayakta duruyordu. Ölmemişti ama Liz neden buna sevinemediğini merak ediyordu. Belki de kandırıldığı için o kadar bozulmuştu ki şimdilik gölgeliyordu bu keskin duygu kalan hislerini. Kafasında vızıldayan sinek gibi uçuşan düşüncelerle cebelleşirken tam bir şey söylemek üzere ağzını açmıştı ki içeri Oliver ve Kathleen girdi. Kathleen'in tepkisi de kendisininkine benzerdi, düşüp parçalanan bardak ve şişe kendilerini temsil ediyordu belki de. O hüsran içinde Yancy'e bakarken Oliver girdi içeri.
Liz'in kalbi sıkışıyordu arada. Boğazındaki düğüm hala yerli yerindeydi. Ne yapması, söylemesi gerektiğini bilmiyordu, sadece titreyen ellerini belli etmemk adına kollarını göğsünde birleştirmişti.
“Aa- şey merhaba.”
Liz ciğerlerine tıkanan nefesi zorlukla dışarı verdi ve gözlerini tavana dikti. Kararsızlığı için bir şey yapması lazımdı. Yancy'e gidip sıkı sıkı sarılma ile odayı terketme arasında gidip geliyordu. Ama yine de ölmediğine sevinmişti kankasının.
Dj gerekli açıklamaları yaparken Yancy gülümsedi.
"Ve artık Benjamin Black olarak takılmaya karar verdim!"
Liz çenesini sıkıp gevşetti ve ikizlere göz attı. İkisi de onun geri dönüşünden hoşlanmamış gibi görünüyordu. Böyle giderse o da pişman olacaktı geldiğine zaten. Ve geri dönmeyi bile düşünebilirdi.
Ki Liz buna izin vermeyecekti.
"Yancy, seninle biraz konuşabilir miyim?" dedi dalgınca. Bilerek Benjamin'i kullanmıyordu. Onun yanından geçerken kolundan yakaladı ve odanın diğer bir ucuna sürükledi. Böylece Dj çocuklarıyla konuşabilir Liz de olan biteni öğrenebilirdi. Koluna dokununca kendisini garip hissetti. Dj haklıydı, Yancy hayal falan değildi. Hayal olsa herşey daha kolay olurdu gerçi.
Durup onu karşısında çektiğinde göz ucuyla Dj ve Kathleen'e baktı. İkisi de kendilerine öldürücü bakışlar atıyordu ama neyse ki Dj onlara bir şey söyleyince ilgileri kaydı. Liz Yancy'e bakıp düşünceli bir şekilde dudaklarını dişledi.
"Nerede olduğunu, ne yaptığını falan sorardım ama lak lak edecek zaman değil sanırım."
Ayak parmak uçlarına bakıp ellerini ceplerine soktu.
"Sadece...neden gittiğini söyle olur mu? Niye öldüğünü söylediler, niye geri dönmeye çalışmadan falan?"
Güçlükle gülümsedi ama isteksizliği çok barizdi.
"Çok zor değil sanırım bunu açıklamak." dedi işi şakaya vurarak. Liz her daim şakacı bir tip olmuştu zaten.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://expelliarmus.express-forum.com/lejant-f12/lisa-shadow-t17
Yancy Benjamin Black
Ölüm Yiyen
Yancy Benjamin Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 11/04/10
Rp Partneri : Kuzen Kızı ^.^
Rp Yaşı : 17
Gerçek İsmi : Berker.
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyCuma 28 Mayıs 2010, 20:59

Uyuyan Ejderha, Liz’in eli koluna temas edince uyandı. O el ona dokunmayalı, hatta onu hırpalamayalı çok uzun zaman olmuştu. Genç adam bunu özlemediğini söyleyemezdi. Bütün benliğiyle Benjamin Black’in görünümüne dönüş yaparken yüzündeki gülümsemeyi ancak Merlin görebilirdi. Liz ona baktığında yine eski görünümüne, kapı-duvar haline dönüş yapmıştı bile. Gözlerini ondan kaçırmamak için özen gösteriyordu. Çünkü bu bir güvensizlik ifadesi olurdu. Ya da bir yalan söylerken, insanı çabucak ele veren bir hamle. Liz’e odaklanmaya çalışırken onun söylediği birkaç kelimeyi kaçırmıştı. Neden bu kadar kasıldığını bilmiyordu ama her nedense, o nedene lanetler atıyordu. "Sadece... Neden gittiğini söyle olur mu? Niye öldüğünü söylediler, niye geri dönmeye çalışmadan falan? Çok zor değil sanırım bunu açıklamak?" Liz her zamanki Liz’di işte. Şakacı ve gülümser tavrından hiçbir şey kaybetmemişti. Belki de sırf bu yüzden bile onu, DJ’in gerçek kızı olarak düşünebilirdi. Fakat ikisinin de kötü olduğu bir nokta vardı; istemeyerek gülümsediklerinde vücutlarının her bir zerresi isteksiz olduklarını haykırıyordu. Elbette onu cevapsız bırakmayacaktı fakat istediği cevapları da vermeyecekti. “DJ beni Bulgaristan’a yolladı çünkü bir ordu kurmamı istiyordu; geneli Bulgarlar, Yunanlar ve Türklerden oluşan bir ordu. Elimi kolumu sallayarak yapamazdım bunu, bu yüzden kılık değiştirip büyükbabamın kılığına büründüm. DJ’in adamları da beni göremeyince öldüğümü zannetmiş ve size öyle haber vermişler. Fakat buradayım işte, döndüm.” Neden geri döndüğünü de söyleyecekti elbet fakat üzerinde bazı değişiklikler yaparak. Planını uygulayabilmesi için bu şarttı. Oliver, Liz’le hayatının en mutlu günlerini yaşarken, Yancy onların gözü önünde eriyip biterek hiç kimsenin eline koz vermeyecekti. Peki, nasıl söyleyebilecekti aklından geçenleri? Her nedense Liz’in üzüleceğini düşünüyordu. Kendisi de söylerken düşeceği durumu nasıl ört bas edebilecekti? Kuzeninden ona hep en lanet huylar geçmişti. Hemen duygulanıveriyordu, gözleri doluyordu. Fakat bunlara rağmen de karşısındakinin duygularını hiç düşünmeden aklına koyduğu şeyleri söyleyebiliyordu. Gözleri dolmuş bir şekilde Liz’e bakmaya devam ederken; “Geri döndüm çünkü burada bana ait bir parça bıraktığımı fark ettim. Ne yaparsam yapayım onsuz olamıyordum. Evet, belki ona bağlandığımda çok küçüktüm, bir öpücüğün değerli olabileceğini bilmiyordum. Fakat öyleymiş.” Tüm bunlar yalan değildi. Liz’e karşı hissettiklerini en iyi bu sözcükler açıklayabilirdi. Fakat yine kendisine hâkim oldu. Geri dönüşü olmayan bir yola girmişti. “Evet Liz, ben Kathleen’e aşık olduğumu fark ettim. Beni anladığını biliyorum çünkü sen de birine bağlanmanın ne demek olduğunu iyi biliyorsun.” Bunu söylerken sesi gittikçe çatallaşmış ve en sonunda da susmak zorunda kalmıştı. Zaten gereğinden fazla konuşmuştu. Artık sıra Liz’i dinlemekteydi. Kuzeninden aldığı kötü huylardan biri de buydu. Saatlerce konuşabilirdi ve en sonunda bombayı patlatıp karşısındakinden bir tepki belerdi. Lanet DJ, neden Yancy’yle bu kadar çok ilgilenmişti ki. Eğer Justin’, Brian değil de DJ ilgilenmiş olsaydı, Bulgaristan’a sürülen de Yancy olmazdı. Şimdi ikizi gibi gayet sakin ve mutlu bir hayat sürüyor olurdu. Ne yazık ki her şey tam tersine gitmeyi başarmıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisa E.Shadow
Slytherin VI. Sınıf
Lisa E.Shadow


Kadın
Mesaj Sayısı : 224
Kayıt tarihi : 22/08/08
Rp Partneri : Söylesem aklın durur XD
Rp Yaşı : 14
Gerçek İsmi : Selün
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Heyup71gt6
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyCuma 28 Mayıs 2010, 21:54

Liz beklentili bir edayla tek ayağını ritmik bir şekilde yere vuruyordu. Aslında bu gergin olduğunu en belli eden işaretlerden biriydi de.
“DJ beni Bulgaristan’a yolladı çünkü bir ordu kurmamı istiyordu; geneli Bulgarlar, Yunanlar ve Türklerden oluşan bir ordu. Elimi kolumu sallayarak yapamazdım bunu, bu yüzden kılık değiştirip büyükbabamın kılığına büründüm."dedi Yancy rahatça.
"DJ’in adamları da beni göremeyince öldüğümü zannetmiş ve size öyle haber vermişler. Fakat buradayım işte, döndüm.”
Liz eğer Yancy ondan uzun süre boyunca ayrı olmamış olsaydı buna bu kadar çabuk inanmazdı. Ama ondaki farklılıkları algılayamayacak kadar uzun süre ayrı kalmıştı. Ayrıca bunlara inanmak işine de geliyordu, o yüzden sorgulamadı.
Konuşmadı sadece gözbebeklerinin arkasına bakıyormuş gibi inceledi gözlerini. Sorularını henüz tam olarak cevaplamış sayılmazdı.
“Geri döndüm çünkü burada bana ait bir parça bıraktığımı fark ettim. Ne yaparsam yapayım onsuz olamıyordum. Evet, belki ona bağlandığımda çok küçüktüm, bir öpücüğün değerli olabileceğini bilmiyordum. Fakat öyleymiş."
Liz gözlerini kıstı. Duygularını açığa vurmak istemiyordu ama aklındaki şey belliydi. Dışarıdan olmasa da suyun dibinde kalmış bir taşın yüzeye çıkması gibiydi. Tabii taşın yeniden suyun dibini boylaması uzun sürmedi.
“Evet Liz, ben Kathleen’e aşık olduğumu fark ettim. Beni anladığını biliyorum çünkü sen de birine bağlanmanın ne demek olduğunu iyi biliyorsun.”
Liz o an gözlerini kaçırmasa küçük kızlar gibi hüngür hüngür ağlayacağını biliyordu. Muhtemelen damağında kalan o garip tat yüzünden Dj'in içki dolabını kökten içmesi gerekecekti. Ya da kafasını meşgul etsin ve kendisini sinirlendirsin diye James'e dalaşmalıydı. Her ikisini de o an yeniden "Kathleen" adını duymaya yeğlerdi. Beklemediği bir yumruk yediğini kabullenemiyordu.
Ayrıca Yancy haklıydı. Liz cidden birine bağlanmanın ne demek olduğunu biliyordu ama o bunu bilmiyordu. Ve Liz o an asla bunu itiraf etmeyeceğine karar verdi. İleride, gelecekte kim olursa olsun, kimseye bağlanmayacaktı. Kimseye bağlanmadıkça hem ölümyiyenlik adına daha güçlü biri olurdu hem de manevi acıları kökten yok ederdi.
Çünkü kimsesizlik kana karışan alkol gibiydi, berbat bir tadı, acıları unutturucu bir etkisi vardı.

Liz yutkunduktan sonra gözlerinin dolduğuu kimsenin farketmemesini umdu. Yancy'e baktı tarifsiz bir duyguyla ardından beklenmedik bir şekilde sarıldı ona.
"Seni özlediğimizin farkındasın, değil mi?" dedi. Gözyaşları artık belli belirsiz göstermişti kendini. Kendini sıkıyor olmasa hıçkırıklara boğulacağı da kesindi zaten.
"Sen bir gerizekalısın Yancy. Yemin ederim bir gerizekalısın!"
Burnunu çekti ve güldü. Döndüğüne sevinmişti.
Sevindiği tek şey buydu ne yazık ki.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://expelliarmus.express-forum.com/lejant-f12/lisa-shadow-t17
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyCuma 28 Mayıs 2010, 22:32

Çocuklarının dürüst olmasını seviyordu, DJ. Fakat bu kadarı da fazlaydı! Liz ve Yancy konuşmak için kendilerine uzak bir köşe seçerlerken, ikisinin de yüzündeki ifadeler açıkça Liz ve Yancy’yi öldürmek istedikleri yönündeydi. Elbette buna şaşırmıyordu ama rol yapmak çok da zor olamazdı, değil mi? “Kendinize gelin, hemen.” İkizler, babalarının bu lafıyla anında toparlanırlarken, yine de Oliver’ın gözlerinden hala bir nefret okunuyordu. “Yancy ve Liz sizin kardeşleriniz. Tamam, bu sözüm seni kapsamıyor Oliver ama hala birbirinize kardeşten farklı bir boyutta sayılmazsınız.” Bu doğruydu çünkü Liz, Oliver’a asla sevgilisiymiş gibi davranmamıştı bugüne dek. Her ne olup bitiyorsa formalite icabı oluyordu. DJ bu durumdan şikâyetçi değildi çünkü oğluna Liz’den daha iyi bir Lady adayı düşünemiyordu. Oliver’ın diş gıcırdatmasını dinlerlerken kulağını Yancy’nin konuşmalarına kabartmıştı. Şimdiye kadar bir sorun yoktu anladığı kadarıyla. Yancy umduğundan daha sadık çıkmıştı. Ta ki… “Evet, Liz, ben Kathleen’e âşık olduğumu fark ettim. Beni anladığını biliyorum çünkü sen de birine bağlanmanın ne demek olduğunu iyi biliyorsun.” Daha sonra ne konuşulduğunu veya Liz ve Yancy’nin arasında ne geçtiğini bilemiyordu. Çünkü donup kalmıştı ve gözleri yine kehanet küreleri gibi açılmıştı. Yancy Kathleen’i sevmiyordu ki! Sevemezdi. DJ’in biricik olarak nitelendirebileceği kızını hiç kimse sevemezdi! Diş gıcırdatmayı bırakıp sırıtmaya başlayan Oliver’ın aksine Kathleen şoktaydı fakat mutlu görünüyordu. DJ’se sadece Yancy’yi görüyordu, diğerlerinin ne tepki verdiği umurunda bile değildi. Yancy, Liz’le sarılma faslını bitirdiğinde, DJ kızgın bir boğa gibi Yancy’nin üstüne yürüdü ve cüppesinin yakasından tutup onu iksir dolabına çarptı. “Sen az önce ne dedin!” Yancy gayet ciddi fakat umursamaz bir ifadeyle Daniel’a baktı. Gözlerinden adeta ateş saçıyordu. Yancy bir an için onun gözlerinin kırmızıya döndüğünü itiraf edebilirdi. Tıpkı Lord Voldemort gibi; ürkütücü. DJ’in asla istemeyeceği bir tip. “İnkâr etmemin bir faydası yok. Onu seviyorum.” Bu çocuk canına mı susamıştı? DJ onu iksir dolabına biraz daha bastırırken sol kaşını kaldırıp sırıttı. İstediği her an Yancy’ye zihinbend uygulayabileceğini düşünürken genç adamın zihninde oldukça güçlü bir duvar olduğunu fark etti. Onlar Yancy’yi görmeyeli sahiden de çok değişmişti. “Baba! Yeter artık.” Kathleen’in isyanı Daniel’ı bir an için de olsa durdurmuştu. Kızına döndü ve ifadesini ölçmeye çalışarak baktı. Çünkü eğer Kathleen sürünmeye razı geliyorsa, onu asla durdurmazdı. Hiçbir zaman aşka veya ilişkiye karşı bir adam olmamıştı ki şimdi kızına karşı katı bir tavır sergilesin. Kathleen’in bakışları her şeyi gayet güzel açıklıyordu. DJ’in, Yancy’nin yakasında olan eli yavaşça gevşedi ve geri çekildi. “Eğer kızımı üzecek olursan, yemin ederim ki seni kendi ellerimle gebertirim.” Liz’e ve Oliver’a sırayla uyarıcı bakışlar fırlattı. “Siz de şahitsiniz ve size güveniyorum, umarım benden bir şey saklamazsınız.” İşte bu sözler Yancy’nin planına uğursuzluk laneti gibi çökmüştü. Yine de sesini çıkartmadı. DJ’i, Kathleen aracılığıyla üzecekti. Şimdi ise işler değişiyordu; DJ’i üzeyim derken kendi canından olamazdı. Çünkü Karanlık Lord hiç de şaka yapıyor gibi durmuyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisa E.Shadow
Slytherin VI. Sınıf
Lisa E.Shadow


Kadın
Mesaj Sayısı : 224
Kayıt tarihi : 22/08/08
Rp Partneri : Söylesem aklın durur XD
Rp Yaşı : 14
Gerçek İsmi : Selün
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Heyup71gt6
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyCuma 28 Mayıs 2010, 23:52

“Sen az önce ne dedin!”
Dj bir fırtına gibi Yancy'i tutup duvara yapıştırdı. Kırmızı kumaşı kovalayan öfkeli bir boğa gibiydi. Liz ister istemez James'i düşünürken buldu kendini. Kathleen yerinde olsa o da bunu yapar mıydı? Bunu yapmasından nefret ederdi çünkü.
Dj öyle bir anda gelince ürktü. Çoğu zaman böyle saldırgan olmazdı, en azından Liz'in gördüğü kadarıyla.
Yancy isyankar bir tavırla itiraf etti hislerini.
"İnkâr etmemin bir faydası yok. Onu seviyorum.”
Liz bunları dinlemek istemiyordu. Kathleen hakkında herhangi kötücül bir duygusu doğmamıştı ama yine de bu ileride olmayacak demek değildi. Hatta içten içe delirdiğini bile hissediyordu. Yancy yokluğunda aşk manyağı birine dönüştüyse aşkını başına çalabilirdi. Liz'e göre zaten duygular başlı başına saçmalıktı.
Dj'e ne olduğunu bilmiyordu ama bakışları aniden değişti. Duvara toslamış gibi görünüyordu. Yancy de daha saldırgan bir ifadeyle bakıyordu. Liz Dj'i geri çekme içgüdüsünü zaptetti. Neyse ki Kathleen araya girdi.
“Baba! Yeter artık.”
Dj önce bir süre Kathleen'e baktı sonra gördüğü asi ifade karşısında Yancy'nin yakasını kavrayan elleri gevşedi ve sonunda serbest bıraktı çocuğu. Yancy silkindi ve doğruldu.
“Eğer kızımı üzecek olursan, yemin ederim ki seni kendi ellerimle gebertirim. Siz de şahitsiniz ve size güveniyorum, umarım benden bir şey saklamazsınız.”
Liz'in asabı bozulmaya başlamıştı. Asabı bozulunca zaten ürkütücü bir kaçığa dönüştüğünden bunu bastırmaya çalışıyordu ama Yancy'nin durmadan Kathleen'i seviyorum demesi, Liz'e ikiden fazla söylemiş gibi gelmişti, Dj'in aniden agresifleşmesi ve zaten dağılan sinirleri onu fitili yakılmış bir bombaya çevirmişti.
"Hey!" dedi öfkeli sert bir şekilde.
"Kendinize gelin! Dolunay görmüş kurtadamlar gibi birbirinize hırlıyorsunuz! Oliver, o bakışını hiç beğenmedim hemen değiştirsen iyi olacak! Dj, neden ikimiz iki bardak ve üç şişe ateşviskisi kapıp dışarıda onu içmiyoruz?Durum değerlendirmesi yaparız."
Liz iyice yetişkin tavrına bağlamıştı ama her zaman böyle değildi. Sadece küfürü basıp dolapları indirmemek için bu yola başvuruyordu. Ayrıca birinin Dj ile Yancy'nin birbirini öldürmesini engellemesi gerekiyordu.
"Siz de aradaki zamanı kapatırsınız işte. Yancy ile şeyin... aşk muhabbetleri, aşk...değerlendirme... hay, işte ondan!"
Liz gidecek gibi arkasını döndü ama omuzları çöktü. Unuttuğu şeyi söyleyecekmiş gibi Yancy'e yaklaşıp kulağına yükseldi.
"O lanet olası Karanlık Lord, Yancy. Öyle oldu ve aradan çekilse bile öyle olacak. Bunu unutma."
Sesi sert ve kararlıydı. Gitmeden önce uyarırcasına onu hafiften itince arkasındaki dolap sallandı. Liz son bir kez uyarıcı bir bakış atıp kapıdan çıktı ve menteşeleri inletecek şekilde sertçe kapadı kapıyı arkasından.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://expelliarmus.express-forum.com/lejant-f12/lisa-shadow-t17
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyC.tesi 29 Mayıs 2010, 17:30

Liz büyümüştü, gerçekten büyümüştü! DJ’e kalsa bu kavga sabaha kadar sürerdi. Belki artık o da büyümeliydi. Gerçi bazı konularda daha olgun olduğu söylenebilirdi fakat hala çocuklarıyla atışmaması gerektiğini kavrayamıyordu. Liz’in fikri oldukça cazip gelmişti. Yine de Yancy, Oliver ve Kathleen’i bir odanın içinde aşk muhabbeti yapmaları için yalnız bırakamazdı. Liz kapıyı çarpıp çıktıktan sonra, vücudundaki tüm kaslar kasılmış bir biçimde duran DJ gözlerini yumup bir süre odanın sessizliğini dinledi. Kapının menteşeleri yerinden oynamış olmalıydı. “Eh, biz odalarımıza çekilelim o halde.” Oliver’ın memnun sesiydi bu. Yancy, Oliver’a onaylar bir bakış attı ve sanki aralarında hiçbir olumsuzluk yokmuş gibi Bulgaristan’daki Quidditch oyuncularından konuşmaya başlayarak odalarına yol aldılar. İşte şimdi sevgili kızıyla yalnız kalmıştı. Kathleen babasına özür dileyen gözlerle baktı ve buruk bir şekilde gülümsedi. DJ, sanki kızı elinden gidiyormuş gibi hissediyordu. Geçirdikleri zaman hiç de yeterli değilmiş gibi hissediyordu. Belki de onu Bonnie’ye asla vermemeliydi zamanında. Daha küçücük bir bebekken onu kendisinden ayırmıştı. Fakat ne yapabilirdi ki? Onca tehlikeli işin arasında kız babası olmayı nasıl başarabilirdi! Kathleen arkasını dönüp gidecekken; “Ne olursa olsun, seni sevdiğimi bilmeni istiyorum, Kathy.” Genç bayan bir an durdu ve kendi kendine sırıtıp koşar adım odasına gitti. Yancy’yle konuşacak daha çok şeyleri vardı. DJ bir robot misali arkasını döndü ve sadece odasından girilebilen bahçeye bir göz attı. Liz havuzun kenarındaki koltuklardan birine oturmuş DJ’i bekliyordu ya da ateş viskilerini. DJ sırıtıp Liz’in buyurduğu şekilde üç şişe viskiyi kapıp bahçeye çıktı. Şişeleri Liz’in yanına bıraktıktan sonra kendisi de koltuğa yerleşti ve vakit kaybetmeden elini sallayıp iki tane bardak yarattı. “Aslında bardaklar formalite icabı. Şişeden içmek gibisi yoktur.” Şişelerden birini kaptığı gibi başına dikti ve rahatlamış bir ifadeyle Liz’e döndü. Tekrar gülümserken, kızıyla ne kadar iyi anlaştıklarını fark etti. Belki de bunun başlıca sebebi James’ti. O Ayyaş Tilki’nin kanından olan herkesle iyi anlaşıyordu. Tabi Liz’i, James’in kızı olduğunu öğrenmeden önce de çok seviyordu. Hatta o zaman onu manevi kızı ilan etmişti. Liz’de farklı bir şeyler vardı, onu diğer cadılardan ayıran bir şey. Uzunca bir süre ona gülümseyerek baktığını fark etti ve kafasını eğip ciddi ifadesine döndü. Gerçekleri bilseydi, belki de DJ’e bir yumuk çakıp malikâneden ayrılırdı. Yancy bilmesini istemiyorsa, bilmezdi. “Biliyor musun, bugün benim doğum günüm.” Günün 30 Temmuz olduğunu biliyordu. Doğum gününü paylaştığı ilk çocuk, ilk genç Liz’di. Annesi öldüğünden beri doğum günü hiç kutlanmamıştı. “Uzun zamandır paylaştığım ilk kişisin. Kendi öz çocuklarım bile bilmezler.” Bugüne kadar bunu hiç sorun etmemişti. Çünkü önünde yaşayacak çok uzun zamanı olduğunu düşünüyordu. Fakat şimdi düşünceleri nedense pek fazla zaman kalmadığı yönündeydi. Ateş viskisinin neredeyse bitmek üzere olduğunu gördü ve başı dönerek şişeyi koltuğa bıraktı. Bugün güzel hediyeler alıp pasta yemeliydi ama aldığı tek şey Yancy’nin aptal haberleriydi. Ateş viskisi içerken uyguladığı bir takım alışkanlıklar vardı. Cüppesinin cebini karıştırdı ve bir kese kâğıdı dolusu şekerleme çıkardı. İşte buna asla hayır diyemezdi. Liz’e de ikram ederek meyan kökü şekerini zevkle mideye indirdi. İşte şimdi daha rahat muhabbet edebilirlerdi. “Her neyse, daha iç açıcı konulardan bahsedelim. Yaşlanıyor olmam pek de hoş değil çünkü. Senin yanında baban gibi durmam, hayır hiç hoş değil.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisa E.Shadow
Slytherin VI. Sınıf
Lisa E.Shadow


Kadın
Mesaj Sayısı : 224
Kayıt tarihi : 22/08/08
Rp Partneri : Söylesem aklın durur XD
Rp Yaşı : 14
Gerçek İsmi : Selün
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Heyup71gt6
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPaz 30 Mayıs 2010, 02:19

Kapıyı kapattıktan sonra sırtını kapıya yaslayıp kendine birkaç saniye tanıdı. İçeri girdiğinden itibaren bütün ruh hali deforme olmuştu. Ne kadar olmuştu ki içeri gireli? O kadarcık zamanda nasıl bu kadar yıpranabildiğini düşündü. Doğruldu, yere düşürdüğü ateşviskisi şişesine bastığı için ayakkabıları alkol kokuyordu. İçkilerin nerede olduğunu artık ezbere bildiğinden koridordan saptı ve dolapta yeterince bardak olup olmadığını kontrol etti. Neyse ki Dj James gibi alkolü kısıtlamaya çalışmıyordu. James son zamanlarda kendisini iyice deli etmeye başladığından amcası gibi olduğu zamanları özlüyordu. Ya da en basit sorununun Matt'in sevgilileri olduğu zamanları. Şimdi çocuğun nerede olduğunu bile bilmiyordu, bu da eksik hissetmesinin sebeplerinden biriydi. O etrafındayken şaklabanlıklarına tolere edebilecek biri hep olurdu. Liz'in çatlak ruh halini inekliğiyle nötrlerdi en azından. Şimdi çoğu şey kendisine kaldığı için yetişkin gibi davranmak zorunda kalıyordu.
"Büyümeyi ben istemedim ki." diye mırıldandı dolabı arkasından kapatıp. Sadece içkileri kontrol etmek ve bacaklarını çalıştırırken düşünebilmek için uğramıştı dolaba. Kısaca sadece bahanesiydi bu.
Bahşeye çıktı, kendini rahatsız sandalyeye atıp ayaklarını altında kenetledi ve bağdaş kurdu. Dj hala ortalıkta olmadığından bir süre gökyüzünü inceledi. Dj zaman kaybetmeden dibinde bittiğinde sırıtıyordu. En azından atık içerideki gibi delicesine kızgın olmaması Liz'i memnun etti.
“Aslında bardaklar formalite icabı. Şişeden içmek gibisi yoktur.” dedi bardakların gereksizliğini vurgulayıp. O şişeyi kafaya dikerken Liz'in gülümsemesi genişledi. Zaten bardaklardan nefret ederdi, kısıtlama gibi görüyordu onları.
“Biliyor musun, bugün benim doğum günüm.” diye bir anda patlatıverdi Dj bombayı.
"Hadi ya."
Liz Dj'in doğumgününü hiç kutlamadıklarını yeni yeni farkediyordu. Şişeyi yeniden kafaya dikerken sırtını geri yasladı.
“Uzun zamandır paylaştığım ilk kişisin. Kendi öz çocuklarım bile bilmezler.”
Liz o sırada günlerden ne gün olduğunu hesaplamakla meşguldü. Kendisininki 12 Mayıstı ama bazen onu bile unuttuğu oluyordu.
"Aklımda tutmaya çalışırım." dedi sempatik bir edayla. O sırada ikram edilen şekerlemelere hayır diyemedi. Kaç yaşında olursa olsun şekerleme ve türlerinden vazgeçemeyecekti.
Tarçınlı şekerlemeyi geviş getiren bir inek gibi çiğnerken;
“Her neyse, daha iç açıcı konulardan bahsedelim." diye devam etti Dj.
"Yaşlanıyor olmam pek de hoş değil çünkü. Senin yanında baban gibi durmam, hayır hiç hoş değil.”
Liz saçlarını geriye attı ve gözlerini gökyüzüne kitledi. Kafasını meşgul eden tonlarca şey vardı.
"James'in babam gibi durması da hiç hoş değil. Bazen aksi, lanet olası birine dönüşüveriyor. İskoç kökenlerine dönüyor gibi. Aksanı bile değişiyor, yemin ederim."
Kendi kendine biraz güldükten sonra o da ciddileşti. Arada içkilerden küçük yudumlar alıyordu bitmemesi için.
"Doğrusunu söylemek gerekirse son zamanlardaki gelişmelerden pek memnun değilim. Hatta hiç değilim. Keşke Leia James'in babam olduğunu söylemeseydi."
Leia demesiyle Dj'e bakması bir oldu. Oturduğu yerde Dj'e doğru dönerek bacaklarını katladı.
"Leia ile bir şeyler vardı değil mi aranızda? Günlüğünde öyle olduğunu duymuştum. Bana anlatabilirsin, artık çocuk değilim. Ama bugün anlatma, gerçekten başka bir aile trajedisi dinlemek istemiyorum."
Şişede son kalanları fondipledi ve şişeyi ileri, çimlere fırlattı.
"Aklıma bir tane bile iç açıcı konu gelmiyor! Bence burada bütün akşam oturup ısınmak amacıyla içki zulasını boşaltalım. Belki içeride olanların etkisini unuturuz."
En azından kendisinin unutmaya ihtiyacı vardı. Yancy'e beslediği kimi duyguları Kathy'e itirafı ve Dj'e artistlenmesi ile bir düzelip bir kötüleşiyordu. Liz o an hiçbir şeyden emin değildi, tek emin olduğu küçücük bir kızken bile izleyeceği yola sadakati, Dj'e olan bağlılığıydı.
Ölümyiyenlik adına hayatından bile feragat edebilirdi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://expelliarmus.express-forum.com/lejant-f12/lisa-shadow-t17
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyCuma 11 Haz. 2010, 18:14

Liz’in James hakkında düşündükleri DJ’i üzmüştü ister istemez. Çünkü James artık mutlu bir aileyi hak ediyordu. Çocukları olmasını hak ediyordu. Eğer Liz bu durumdan memnun değilse, mutlu aile tablosu biraz zor çizilirdi. Yine de James için mutluydu. Liz ve James birbirlerini harika tamamlıyorlardı. Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle Liz’e bakarken, onun Leia’dan konu açtığını fark etti. Liz de aynı anda DJ’e çevirmişti bakışlarını. "Leia ile bir şeyler vardı değil mi aranızda? Günlüğünde öyle olduğunu duymuştum. Bana anlatabilirsin, artık çocuk değilim. Ama bugün anlatma, gerçekten başka bir aile trajedisi dinlemek istemiyorum." En iyisi de buydu zaten. DJ de başka bir aile trajedisi yaşamak istemiyordu. Başını sallamakla yetindi. Yüz ifadesi her şeyi anlatıyordu zaten. Evet, Leia ile bir ilişkisi vardı. Sadece bir kez gerçekten yaklaşmalarına rağmen DJ onu seviyordu. Kendi kendine reddettiği bir şeyi doğruluyordu bu da. Leia’yı gerçekten seviyordu. Onun için vazgeçilmezlerinden bile vazgeçiyordu - vazgeçmişti. “Günlüklerimde ne yazdığını nerden duydun bilmiyorum ama evet, haklısın. Günlüğümde Leia ile aramda geçenler yazıyordu. Aramızda bir şey vardı. Trajedilik bir durum değil, bugüne kadar gayet de iyi gidiyorduk.” Kelimeler boğazına düğümlenince sustu ve sahne bir gülücük yerleştirdi yüzüne. Tek kelime daha etse sanki ağlayacakmış gibiydi. Ne büyük bir rezillik olurdu ama. Odasında çizdiği bağırıp çağıran, acımasız Lord tablosu yerle bir olurdu. Neyse ki Liz onu büyük bir işkenceden kurtardı. "Aklıma bir tane bile iç açıcı konu gelmiyor! Bence burada bütün akşam oturup ısınmak amacıyla içki zulasını boşaltalım. Belki içeride olanların etkisini unuturuz." Çok haklıydı, DJ’in aklından da başka bir plan geçmiyordu. Belki dışarı çıkıp bir şeyler içebilirdi. Sonra da bir hatun kapıp Sessizlik Kuyusu’na giderdi. Fakat şimdi nedense sadece Liz’le oturup zulasını boşaltmak istiyordu. Emirlere uyarmış gibi bir tavırla kalktı ve içki dolabındaki şişelere basit bir büyü yaptı. DJ yerine oturduğunda şişeler boy sırasına dizilmiş bir şekilde onların yanına geldi. “Şişeleri taşıyamayacak kadar sarhoşsan, bu büyü çok işe yarıyor.” Kendisine bir şişe kaptı ve sefaletten henüz kurtulmuş bir muggle gibi viskisini içmeye başladı. Baktığı her bir şey bulanık göründüğünden, beyninin artık jöleye dönüştüğünü düşünmeye başladı. Sabahtan beri ne kadar içmişti acaba? Takip edemediği gibi, umursamıyordu da. Hissettiği tek şey minnettarlıktı. Liz ona yine yardım etmişti bu teklifi sunarak. Her yudumda geçmiş biraz daha bulanıklaşıyordu. Şişeyi yanına bıraktı ve başını koltuğa dayayıp Liz’e baktı. Neden göz alıcı bir bayanla olmak yerine Liz’i tercih etmişti ki? Elbette kızı olduğu içindi. Öyle miydi? Kathleen böyle bir teklif sunduğunda ya işi olduğunu ya da asla kızıyla karşılıklı içki içmeyeceğini söylerdi. Soğuk elini Liz’in yüzüne götürdü ve dağılan saçlarını geriye atıp yüzünü okşadı. Ona çok kısa sürede bağlanmıştı. Oğluyla çıkmasını istiyordu çünkü onu böylece kendine daha yakın hissediyordu. Oliver’ı kıskandığını inkâr edemezdi, o şanslı bir adamdı. Liz gibi kızlar DJ ya da Oliver gibi adamlara bakmazlardı. “Sahiden lanet olası Karanlık Lord olduğumu mu düşünüyorsun?” Bu lafı duymamış gibi davranmış olsa da şimdi nedense aklını kurcalıyordu. Jöleye dönüşmüş beyninde eriyip gitmiş anılardan en keskini buydu. Çünkü hiçbir zaman Lanet Olası bir adama dönüşmek istemiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisa E.Shadow
Slytherin VI. Sınıf
Lisa E.Shadow


Kadın
Mesaj Sayısı : 224
Kayıt tarihi : 22/08/08
Rp Partneri : Söylesem aklın durur XD
Rp Yaşı : 14
Gerçek İsmi : Selün
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Heyup71gt6
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPaz 13 Haz. 2010, 16:23

Liz içkiden bir yudum aldığı sırada Dj'in yine hüzün akan sesini duydu ve bu konuyu açmanın iyi olmadığına karar vermişti.
“Günlüklerimde ne yazdığını nerden duydun bilmiyorum ama evet, haklısın. Günlüğümde Leia ile aramda geçenler yazıyordu. Aramızda bir şey vardı. Trajedilik bir durum değil, bugüne kadar gayet de iyi gidiyorduk.”
Acaba bunları öz oğlu Oliver'dan işittiğini, hatta ilk tanıştıkları gün duyduğunu bilse ne derdi?
Konuyu değiştirdiğine memnun olmuş bir ifadeyle gülümsedi. En azından bu kendine bereketli bir içki imkanı sunmuştu. Çocuksu yanını zaptedemeden;
"Vaay!" diye mırıldandı. İçki şişeleri alkolikleri cezbetmek amacıyla cazibeli bir kadın gibi süslenirdi. Eh, bu Liz'in şişelere taparcasına bakmasının sebeplerinden biriydi. Açık mavi buzlu cama benzer şişeyi kaptı ve şişesini açıp alkolün kanına karışmasını içini kaplayan huzurla karşıladı.
Yancy niye dönmüştü sanki? O uzaktayken içinde olmadığını idda ettiği duygu fırtınalarını bastırmıştı. Yancy'nin adı geçtiğinde onu kötüleyenleri pataklamak tek sorumluluğuydu. Şimdiyse geri dönmüş, kuzenine aşkını ilan etmiş, Liz'in kalbini cam bir çin vazosunu kırar gibi paramparça etmişti. Liz buna sinirlenmeden edemiyordu, Kathy'i sevmesinden öte kendisine yaptığı bu yamuk hakaret gibi geliyordu.
İçeri girip Yancy'nin canını okumayı istiyordu ve bunun tek sebebi geri dönen delikanlının idolü olan adama saygısızca davranmış olması değildi. Kişisel meseleleriydi.
“Sahiden lanet olası Karanlık Lord olduğumu mu düşünüyorsun?”
Soru Liz'i hazırlıksız yakalamıştı. Liz şaşkınlıkla karışık merak içeren bir bakış attı Dj'e. Ne demek istiyorsun sorusunu sormaya meyilliydi ama kişisel özelliklerinden biri olan ukala alaycı yorumlarının birinin esiri oldu. Dudaklarının kenarı alaycı bir gülümsemeyle kıvrılmıştı.
"Öyle değil misin? Yoksa bana ihtiyaç odasında kolumdaki işareti bahşeden usta bir dövmeci miydi?"
Eli refleksif olarak bileğindeki işarete gitti. Bunu saklamak için
taktığı bilekliği evde bırakmıştı. Aslında her ne kadar ölümyiyenliğe
bağlı olsa da bunu okulda birinin görmesi sonucu doğacak sonuçlardan
korkuyordu.
Oturduğu yerden doğruldu ve Dj'e çevirdi bakışlarını.
"Sen Lordsun Dj. Hayatının nasıl olduğu hakkındaki pek fazla bilgim yok ama babam okul yıllarından sonra geri döndüğünde senin sadık yardımcın oldu. Ben hayatım boyunca olduğum mevkide olmayı amaçladım, ufak bir kızken bile. Ama son günlerde öyle değilmişsin gibi davranıyorsun. Hayatının sonlarına gelmiş sefil bir adam... Saçma umutsuzluğuna gereksizliğinle öyle boğulmuşsun ki, bilemiyorum. Sanırım artık pek lord olduğuna inanamıyorum. Silkinip olduğun şey olmaya geri dönmelisin."
Yorumlar acımasızca saplanan bıçak darbeleri olabilirdi ama doğruydu. Ve bunlar belki de Dj'i uyandırabilecek tek şeydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://expelliarmus.express-forum.com/lejant-f12/lisa-shadow-t17
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPtsi 14 Haz. 2010, 22:00

Liz’in alaycı sırıtışıyla elini onun yüzünden çekti, DJ. Ne de olsa asla düz bir yoldan demezdi lafını. Karşısındakini hem güldürecek hem de iğneleyecek bir şekilde söylerdi. "Öyle değil misin? Yoksa bana ihtiyaç odasında kolumdaki işareti bahşeden usta bir dövmeci miydi?" Keşke öyle olsaydı. Belki kıvırcık uzun saçları olurdu. Göbeğine İngiltere’nin dövmesini yaptırır, her zaman askılı ve göbeği açık tişörtler giyerdi. Kirli sakal da bırakırdı. Sürekli itici tiplerle çıkan boy boy sevgilileri de olurdu. Fikrin ilginçliğiyle boğulurken Liz iğnelemeye devam etti. "Sen Lordsun Dj. Hayatının nasıl olduğu hakkındaki pek fazla bilgim yok ama babam okul yıllarından sonra geri döndüğünde senin sadık yardımcın oldu. Ben hayatım boyunca olduğum mevkide olmayı amaçladım, ufak bir kızken bile. Ama son günlerde öyle değilmişsin gibi davranıyorsun. Hayatının sonlarına gelmiş sefil bir adam... Saçma umutsuzluğuna gereksizliğinle öyle boğulmuşsun ki, bilemiyorum. Sanırım artık pek lord olduğuna inanamıyorum. Silkinip olduğun şey olmaya geri dönmelisin." Bugüne kadar DJ’e karşı hiç kimse bu kadar dürüst olmamıştı. Her zaman ilahmış gibi davranılıyor ve yaptığı her şey muhteşemmiş gibi görülüyordu. Fakat Liz haklıydı. Son günlerde olduğu kişi değilmiş gibi davranıyor, öldüğünde yerine kimin geçeceğini düşünüyordu. Ne zamandan beri ölmeyi istiyordu ki? Uzunca bir süre yaşayabilmek için hortkuluk yapan kendisi değil miydi? Sadece sevdiği iki kadını kaybetti diye kendisini bu kadar salmamalıydı. Çocukları ve kardeşleri vardı, Liz ve Nerissa vardı. Her şeyden öte James vardı. Birbirlerini bunca yıldır bir kere bile bırakmamışlardı. Her şeye rağmen hep dost kalmışlardı. O Ayyaş Tilki’nin değerini unutmamış olmalıydı. Onu hiçbir kadınla takas etmezdi ve yine onun sayesinde hiçbir kadının yokluğunu hissetmezdi. Çünkü Merlin biliyordu ki James, yeni avlar bularak DJ’i hayata döndürmeyi başaran tek kişiydi. Ginny veya Leia onun kaybettiği tek kadın değildi. Her zaman birilerini bulur ve her zaman birilerini kaybederdi. Evet, belki onlara âşıktı ama ne fark ederdi ki! Dünyadaki kadın nüfusu tükenmiş değildi ya! Yine James’le Domuz Kafası’na gider yeni piliçler avlarlardı. Domuz Kafası… Artık onun için özel bir şey ifade etmeyecekti. “Evet, ben Lord’um.” Somurtkan ama ciddi bir yüzle ve soğuk bakan gözlerle Liz’i süzdü. Bir süre daha buzdolabı tepkisini sürdürdükten sonra sırıttı. “Yine de bu kadarına gerek yok bence. Mutlu bir Lord olabilirim.” Kalan içkiden birkaç yudum daha aldıktan sonra boş şişeyi havuzun derinliklerine yolladı. Uykusu gelmeye başlıyordu fakat Liz’le oturmak ona çok daha tatlı geliyordu. Kafası onun kontrolü dışında koltuğa düştü ve neredeyse kapanmak olan gözleriyle ısrarla Liz’e baktı. “Uyumak istemiyorum.” Fakat bu zayıf mücadelenin kendisine pek faydası olmuyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisa E.Shadow
Slytherin VI. Sınıf
Lisa E.Shadow


Kadın
Mesaj Sayısı : 224
Kayıt tarihi : 22/08/08
Rp Partneri : Söylesem aklın durur XD
Rp Yaşı : 14
Gerçek İsmi : Selün
Ruh Hali : DJ Black'in Odası Heyup71gt6
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
DJ Black'in Odası Imgleft100/100DJ Black'in Odası Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

DJ Black'in Odası Empty
MesajKonu: Geri: DJ Black'in Odası   DJ Black'in Odası EmptyPtsi 14 Haz. 2010, 22:32

“Evet, ben Lord’um.”
Bunu itiraf etmesi iyi olmuştu. Homurdanıp duymazdan gelebilir ya da düşüncelerini yalanlayabilirdi ama bunun yerine olduğu şeyi kabul etiyordu. Ki Liz bunun sonucunda toparlanacağını umuyordu.
Ama yüzü ne kadar ifadesizdi. Sanki Lord olduğunu yeni farkediyordu. Liz eliyle alnına vurmamak için kendini zor zaptetti. Uslanmaz bir çocuk olduğuna kanaat getirmek üzereydi ki Dj'in yüzü aydınlandı.
“Yine de bu kadarına gerek yok bence. Mutlu bir Lord olabilirim.”
"İşte budur." diye mırıldandı Liz, Dj gibi içkiden bir yudum almadan önce. Belki bu haliyle gidip Yancy'nin k.çına tekmeyi basabilirdi. Niye hala kafası Yancy'deydi ki? Muhtemelen yukarı çıkmış, Oliver'ı kışkışladıktan sonra yiyişiyorlardı Kathy ile. Düşünce midesini bulandırdı, Merlin aşkına ikisi kuzendi yahu.
Oliver'ı kafasından atmış olduğunu farketti. Nasıl bu kadar çabuk unutabilmişti ki onu? Acaba ne hissediyordu Yancy'nin dönüşüyle ilgili. Pek kızgın gibi gelmemişti odadayken, hatta Kathy olayına sevidniğini bile söyleyebilirdi. Lord kavgaları için rakip teşkil edeceğini düşünmüştü oysa ki.
Kafasını meşgul eden bir Yancy ve Dj vardı. Tabi Yancy'den ötürü arada Kathy de sinirini bozuyordu. Kanına damıttığı alkol onu yastıkla boğmasına engel oluyordu neyse ki.
“Uyumak istemiyorum.”
Sesi o kadar mırıltılı çıkmıştı ki Liz buna inanmakta güçlük çekti. Kendisi de mayışmak üzereydi gerçi, esnedi tembel hayvan misali.
"Valla sal kendini Dj, uyunacak daha iyi yer mi var? Şanslıysak kabuslar bu gece bizden uzak dururlar."
Ağzını şapırdattı, göz kapakları ağırlaşıyordu. Kelimeleri de kaymaya başlamıştı.
"Kafiyeli oldu var, dururlar. Güzel oldu bu..."
Cümlesi bitmeden tatlı bir uyku çökmüştü tepesine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://expelliarmus.express-forum.com/lejant-f12/lisa-shadow-t17
 
DJ Black'in Odası
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Expelliarmus Rpg :: Karakter Alanı :: Büyücü Malikaneleri :: Black Malikanesi-
Buraya geçin: