Expelliarmus Rpg
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Expelliarmus Rpg

Expelliarmus Rpg'ye hoş geldiniz!
 
AnasayfaLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap

 

 Jasmine Bloom Cursley

Aşağa gitmek 
2 posters
YazarMesaj
Bella Anna Black
St. Mungo Baş Şifacı
Bella Anna Black


Kadın
Mesaj Sayısı : 35
Kayıt tarihi : 10/09/09
Rp Partneri : Yoq...
Rp Yaşı : 20
Gerçek İsmi : Aslı
Ruh Hali : Jasmine Bloom Cursley Yuppirt81gm2
II. Uyarı

Bilgilerim
Rp Puanı:
Jasmine Bloom Cursley Imgleft75/100Jasmine Bloom Cursley Emptybarbleue  (75/100)
Tarafı: Yoldaşlık

Jasmine Bloom Cursley Empty
MesajKonu: Jasmine Bloom Cursley   Jasmine Bloom Cursley EmptyPtsi 09 Kas. 2009, 19:34

Rp puanımı yükseltmek istiyorum ve sizden konu bekliyorum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : Jasmine Bloom Cursley Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
Jasmine Bloom Cursley Imgleft100/100Jasmine Bloom Cursley Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

Jasmine Bloom Cursley Empty
MesajKonu: Geri: Jasmine Bloom Cursley   Jasmine Bloom Cursley EmptyPtsi 09 Kas. 2009, 19:55

RP konunuz Kaçış üzerine olacak. Herhangi birinden, bir şeyden kaçıyor olabilirsiniz. Geliştirmek tamamiyle size kalmış. Konuda bir kaçış anına değinip bambaşka bir yere de ilerletebilirsiniz. Hayal gücünüze bağlı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bella Anna Black
St. Mungo Baş Şifacı
Bella Anna Black


Kadın
Mesaj Sayısı : 35
Kayıt tarihi : 10/09/09
Rp Partneri : Yoq...
Rp Yaşı : 20
Gerçek İsmi : Aslı
Ruh Hali : Jasmine Bloom Cursley Yuppirt81gm2
II. Uyarı

Bilgilerim
Rp Puanı:
Jasmine Bloom Cursley Imgleft75/100Jasmine Bloom Cursley Emptybarbleue  (75/100)
Tarafı: Yoldaşlık

Jasmine Bloom Cursley Empty
MesajKonu: Geri: Jasmine Bloom Cursley   Jasmine Bloom Cursley EmptyPtsi 09 Kas. 2009, 20:06

NEDEN KAÇIYORUM

Gecenin sessizliği işte.Kalbimi o kadar acıtıyor,o kadar yakıyor ki neredeyse öleceğim.Birşeyden kaçıyorum,biryerden kurtulmaya çalışıyorum ama ne olduğunu bilmiyorum.Kalbimin derinliklerinde gizli biri ve adını hiç duymadığım birşey bu.Bunu bulabilsem herşey çözülecek,kaçış planımın şifresini bulacağım.Ama ne bu???Birisimi,yermi,korkunç birşey mi?

SIR ÇÖZÜLDÜ,KAPI ARALANDI

Kaçtığım şey meğersem aşkmış.Bazılarının kucaklaşmak için can attığı ama benim korkarak kaçtığım şey olan aşkmış bulmacalarımın şifresi...Sır çözüldü artık.Kapıyı aralayıpta kapmak için son şansım bu.Yıllardır bu şifreyi arıyordum.Kendimi ölümüne intihar ettirircesine bekliyordum bu anı.Çünkü aşktan ne olursa olsun nefret ediyordum...

İŞTE KAÇIYORUM

İşte kaçıp gidiyorum bu diyardan.Bütün hayatımı,soğuk ve cansız bedenimi de unutmuyorum.Onları da alıyorum yanıma.Seni özlemeyeceğim Almanya.Beni için hep bir şeytan hep bir korku oldun zaten.Seni hiç özlemeyeceğim.Esen rüzgarların,yağan yağmurun ıssızlığına bırakıyorum kendimi.Kendi saflıklarıyla alsınlar götürsünler beni de buralardan.Götürsünler uzak dünyalara.Dünya nın daha öbür ucuna...Ama ben yine senden kopamıyorum.Ne kadar kaçmaya çalışsam yapamıyorum...

KARŞIMDA ENGEL VAR


Aşktan ve bu yalnızlıktan kaçmak istiyorum ama olmuyor.Lanet olsun.Sevdiklerim,dostlarım.Neden bu kadar zorlanıyorum.İçimdeki lanet kan ile 2.insan beni zorluyor.Aldığım nefes her geçen gün azalacağına artıyor.Ölmek istiyorum ama ölemiyorum.Bunun birtek nedeni var...O da bütünlüğümde ki ateşin hızı...


En son Jasmine Bloom Cursley tarafından Ptsi 09 Kas. 2009, 20:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : Jasmine Bloom Cursley Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
Jasmine Bloom Cursley Imgleft100/100Jasmine Bloom Cursley Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

Jasmine Bloom Cursley Empty
MesajKonu: Geri: Jasmine Bloom Cursley   Jasmine Bloom Cursley EmptyPtsi 09 Kas. 2009, 20:10

Çok güzel olmuş. Duygular güzel ifade edilmiş. Puanınızı 65'e yükseltiyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bella Anna Black
St. Mungo Baş Şifacı
Bella Anna Black


Kadın
Mesaj Sayısı : 35
Kayıt tarihi : 10/09/09
Rp Partneri : Yoq...
Rp Yaşı : 20
Gerçek İsmi : Aslı
Ruh Hali : Jasmine Bloom Cursley Yuppirt81gm2
II. Uyarı

Bilgilerim
Rp Puanı:
Jasmine Bloom Cursley Imgleft75/100Jasmine Bloom Cursley Emptybarbleue  (75/100)
Tarafı: Yoldaşlık

Jasmine Bloom Cursley Empty
MesajKonu: Geri: Jasmine Bloom Cursley   Jasmine Bloom Cursley EmptyPtsi 09 Kas. 2009, 21:51

O gün evlenecektim…
Salona gittiğim de bütün vücudumu heyecan ve korku kaplamıştı.Ne olduğunu anlayamamış ve kendimin kim olduğumu bile unutmuştum.Üzerimde beyaz kabarık bir elbise vardı.Saçım da çiçekler ile dizilmiş bir taç.Hafif bukleli saçlarım…

Salonda tedirgince dolaşırken bir an durakladım.Biri çok hızlı bir şekilde gelip beni kucağına almıştı.Korkum daha da artmış kalp atışlarım neredeyse duyulacak kadar hızlı çarpıyordu.Beni kucağına alan kişi beni bir yerden sonra yere indirdi.Neden böyle bir şey yaptığını ve benim kim olduğumu bilip bilmediğini sormuştum.Çünkü hala kim olduğumu bilmiyordum.Bana:

-Sen aslında bir kötüsün.Hafıza silme büyüsü gibi bir büyüye mağrus kaldığın için böyle oldun.
-Peki ama ,ama ben neden hafıza silme büyüsüne mağrus kaldım?
-Orasını kimse bilmiyor.

Artık bir şeyden emindim ki ben bir kötüydüm…

Siyah renkli bir arabaya binmiştim.Yanımda o adam ve birkaç kişi daha vardı.Bir kaç kişiye kaçırmış ve arabanın üst koltuklarına onları oturtmuştuk.Onlar bir yandan korkudan bağırırken bir yandan da kurtulmaya çalışıyorlardı.En sonunda elimizden kaçmayı başarmışlardı.Ama kendimi o sırada mutlu hissetmiştim.Sanki karanlık değilim de aydınlıkmışım gibi…

Onlar birer büyücüymüş.Beni kollarımdan tuttular ve beni bir yere götürdüler.Bana her şeyi tek tek detaylarıyla anlattılar.Evet.Düşündüğüm gibi.Ben bir kötü değil aslında iyiymişim.Bana açıklayıcı birkaç fotoğraf bile göstermişlerdi…

Beni kucağına alan o adamı bulmak için bana ihtiyaçları vardı.Bende üstüme düşen görevi yapmış,adam ve diğerlerini yakalattırmıştım.Şimdi adı belli olmayan bir tutsakta duruyorlar.

Bende artık iyilerin takımından olmuştum…



NOT:Eskiden yani rp yıllarımın başlarında yazdığım bir rp.Kaçış hakkında mı bilmem ama karışık bişler..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Daniel Jacob Black
Karanlık Lord
Daniel Jacob Black


Erkek
Mesaj Sayısı : 982
Kayıt tarihi : 25/07/08
Rp Yaşı : 27
Gerçek İsmi : Berker
Ruh Hali : Jasmine Bloom Cursley Hmbl71ki2
Uyarı Yok

Bilgilerim
Rp Puanı:
Jasmine Bloom Cursley Imgleft100/100Jasmine Bloom Cursley Emptybarbleue  (100/100)
Tarafı: Ölüm Yiyen

Jasmine Bloom Cursley Empty
MesajKonu: Geri: Jasmine Bloom Cursley   Jasmine Bloom Cursley EmptyPtsi 09 Kas. 2009, 22:32

Yeniden değiştiriyorum. Çok bir şey fark etmese de çabalıyorsun. 75 yapıyorum puanını. İyi RP'ler Wink .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bella Anna Black
St. Mungo Baş Şifacı
Bella Anna Black


Kadın
Mesaj Sayısı : 35
Kayıt tarihi : 10/09/09
Rp Partneri : Yoq...
Rp Yaşı : 20
Gerçek İsmi : Aslı
Ruh Hali : Jasmine Bloom Cursley Yuppirt81gm2
II. Uyarı

Bilgilerim
Rp Puanı:
Jasmine Bloom Cursley Imgleft75/100Jasmine Bloom Cursley Emptybarbleue  (75/100)
Tarafı: Yoldaşlık

Jasmine Bloom Cursley Empty
MesajKonu: Geri: Jasmine Bloom Cursley   Jasmine Bloom Cursley EmptyPtsi 09 Kas. 2009, 23:14

Sıcak bir yaz günü, Kensington Gardens’ın bilinmeyen bir köşesi.

Cisimlenmenin verdiği zevkin sarhoşluğunu hala yaşıyorken mağaraya adımımı atmıştım. Ayağımın altında ezilen kemiklere ve sanki üzerime doğru geliyormuş gibi olan duvarlara aldırmadan yürümeye başladım. Yabancısı değildim buranın, girip de ilk canlı çıkan varlığın ben olduğum ortadaydı. Çok değil, yaklaşık bir sene önce büyük, büyük, büyük dedemden kalan o asırlardır nesilden nesle geçen aile ağacımızın ve kökenlerimizin yazılı olduğu kitabı okurken, dedemin aile soyağacı için gelecek nesillere kitabın yarısını boş bırakırken, bir yandan da kitabın arkasından kendi notlarını eklemiş olduğunu fark ettim. Kitapta üzerinde çalıştığı birkaç araştırmadan ve dünyadaki büyü gücüne sahip olan nadir yerlerden bahsediyordu. Tüm bu olanlar olduktan sonra teker teker gezmeye başlamıştım bu yerleri. Her cisimlenmemden önce elimdeki minik notları kurcalıyor, haritaya göz gezdirdikten sonra cisimleniyordum. İki günün ardından bu mağaraya düştü yolum. İçerideki karanlık aura beni kendisine çekerken, tıpkı o yazın sıcaklığında kendimi üşüyormuş gibi hissetmeme neden olan yalnızlığımı getirdi aklıma. Mağaranın iç kısımlarına ilerledikçe ışık karanlık tarafından emilip gitti, dede yadigarı asamı çıkarıp ‘Lumos’ diye fısıldadım hafifçe. Asamın ucunda beliren ışık huzmesi milimikron saniyede genişleyip avuçlarımla tutabileceğim büyüklükte bir top oluşturdu. Işık kaynağını önümde tutarak ilerlemeye devam ediyordum. Bedenimi mağara duvarlarına paralel tutacak şekilde dikkatlice ilerlerken, yankılanan o tiz sesi duydum. ‘Neydi bu?’

Mağaranın derinlerinde bu esinti de neyin nesiydi? Hafifçe rüzgara dönüşmeye doğru yüz tutan minik esinti yüzümü yalayarak geçti üzerimden. Sesler oldukça yaklaşmıştı, bedenimi cansız dostlarımla sıvanmış duvara yapıştırdım. Bir yandan esintinin geldiği yöne asamı tutarken bir yandan da kendimi herhangi bir terlikten korumaya çalışıyordum. Kısa süre sonra olan biten her şeyi anlamama sebep olan, devasa yarasalar uzaktan belirmişti. Düşünmek şu an en çok ihtiyacım olan şeydi, neyse ki uzun sürmedi.

Ağır çekimde hamlelerimi takip ediyordum sanki. Önce sol elinle duvardan destek al. ‘Duvar mı?’ Duvar niyetine tuttuğun kuru kafayı bırakma, sağ elini daha yukarı kaldır. Büyü yapmaya hazırlan. Ağzımı hareket ettirdiğimde kelimeler teker teker döküldü sırasıyla. ‘Magicus Extremos’ tereddüt etmeden güçlendireceğim büyüyü haykırdım, ‘Sonorus’. Tek yapmam gereken bağırmaktı.

Açlıktan üzerime saldırıya geçmiş tüm yarasalar daha tiz bir çığlık atmıştı. Sonar dalgalarla hareket eden yaratıklar güçlendirdiğim büyüyle çıkardığım bu sesin beyinlerinde oluşturduğu dengesizliğe dayanamayıp dağılmışlardı. Kimisi duvarlara çarpmış, kimi ise yere yapışmıştı. Çarpmanın etkisiyle mağara sallanmış, üzerime birkaç parça kemik düşmüştü. Umurumda değildi, bu bir keşif gezisiydi unutmamıştım. Sersemlemiş yarasaların üzerlerinden atlayarak minik keşfime devam ediyordum. Mağaranın iyice daraldığı yerlerde tavan o kadar alçalmıştı ki kafamı eğmek zorunda kalmıştım. Yürümek işkence haline geldiğinde o minik geçide ulaşmıştım. Karanlık artık içten içe beni kendine çekiyor, tek bir beden olmaya zorluyordu. Geçitten geçebildikten sonra mağaranın genişleyip sona erdiği yerde bulmuştum kendimi. Geçtiğim tüm tünellerden pek farkı yoktu, yerler haricinde. Duvarlar nasıl kemiklerle kaplanmışsa, yerler tam tersine kemiklerden arındırılmıştı. Karanlık auranın kaynağının burada olduğundan adım gibi emindim, artık o kadar yoğundu ki bedenime deyişini, benliğimi benden alma isteğini hissedebiliyordum. Bu savaşı o kadar kolay bırakmayacağımı bilmiyordu ne yazık ki.

Dedemin notlarına tekrar göz atarken birkaç noktaya takıldım. Bu mağaranın gezdiği tüm o yerler kadar güçlü olmadığı ve hissettiği en güçlü karanlık etkinliğin tanımı. Okuyordum, okuyordum ama şaşırıyordum. Buradaki nasıl bir güçtü? Dedemin tanımladığı bunun yanında bir hiçti. Burada elbette bir şeyler vardı. Mabede benzer geniş tavanlı yeri keşfetmek için yürümeye başladım. Çok değil beş adım attıktan sonra duvardaki hareketi fark ettim, fark etmemek neredeyse imkansızdı. Gökyüzüyle birleşecek kadar yükselen duvar önünde tüm ihtişamıyla duran portalı sanki koruyordu. İki büyük kolonun arasına on insan boyu boşluk bırakılmış, kolonlar uçsuz bucaksız göğe yükseliyordu. Bu dev boşluk tamamen karanlıktı, karanlıktan da karanlık. Gözleri kör eden bir karanlık. Karanlıkta seçebildiğim bir karanlık.

Tüm ihtişamıyla dev portala bakarken içeri girme ihtiyacı hissediyordum. Karanlık bedenimi iyiden iyiye ele geçirmeye başlamış, ben ise bulmacanın parçalarını yerlerine koymakla uğraşıyordum. Tüm düşünceleri kafamdan attıktan sonra geldiğim yoldan geri dönmeye karar verdim, nasıl olsa ihtiyacım olan şeyi öğrenmiş, orayı bulmuştum.

İşte tüm bunları önce Martine anlattım. Rafael her zamanki gibi meşguldü, kendini çalışmalara adamıştı. Ziyanı yok demiştim kendi kendime, nasıl olsa zamanı geldiğinde öğrenir. Bu olayı anlamak onun için çocuk oyuncağıydı. Onu dedemin araştırmacı yeteneğinin varisi olarak görüyordum. Bu özellik dedemden bana kalmıştı fakat ben üşengeçliği seçtiğim için Rafael’e bulaşmış olmalıydı. Rafael’e basit bir patronus gönderdikten sonra üç saat uyuyabilmiştim. Patronusun ulaşması, Rafaelin hazırlanması derken zamanı eşitliyorduk, hatta biz daha önce bile varabilirdik. Martin yine düşünceliydi, eminim ki ben uyurken o pencereden dışarı izleyip neler olacağına bakmıştır. Sormuyorum, ilk defa bu kadar korkuyorum. Hissettiğim güç, o güç gerçekten etkileyiciydi.

Martin’in zihni benimkinden kat kat güçlüydü, bedenini saymıyorum bile. İri dostumun mağarada benden daha iyi dayanabileceğini biliyordum. Zaman kaybetmeden yapmamız gereken şeylerden ve birkaç minik fikirden bahsettim ona. Tüm bunlar olurken mağaraya cisimlenmiş, o lanet yarasaların bir kısmını haklamış ve o mabedimsi lanet yere ulaşmıştık. Martin portalı gördüğünde gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Sürekli seyahat edip, sihirli yaratıklarla uğraşan biri olduğu için bir çok kez portal görmüştü fakat söylediğine göre bu portal gördüğü tüm portalların toplamından yaklaşık elli kat büyüktü. Benden orayı tarif etmemi istemeyin, edemem. O lanet şeyi düşündükçe beynimi çekiçliyor sanki birileri.

Martinle oturup yarım saat kadar muhabbet etmiştik, birkaç eski anıdan bahsetmiştik her zamanki gibi. Fakat hiçbir şey eskisi gibi değildi. Şu an ki durum ikimizin de midesini bulandırıyordu. Tam o lanet herife sesli bir küfür savuracaktım ki oluşan küçük sessizlikte kauçuğun o gıcırdayan sesini duydum. Bunlar Rafaelin asker botlarıydı.‘Rafael!’ Tereddüt etmeden cüppemin içinden çıkardığım dede yadigarı asama ‘Şirak.’ diye fısıldayıp havaya kaldırdım. Oluşan minik yeşil ışık beni Rafael’e tanıtmıştı. Işık solmaya yüz tuttuğunda Rafael oldukça yaklaşmıştı. ‘Dulak.’ Minik asa verdiğim emire uymuştu. Cüppemin içine asamı tıkıştırdıktan sonra kafamı kaldırmıştım ki Rafaelin minik yolculuğunun bittiğini fark ettim. Her zamanki bilgiç tavrıyla fakat ona nazaran sakin bir tavırla konuştu. ‘Anlatın bakalım neler olduğunu’.



NOT:Aslında hiç bakmadım rp nin konusuna.Ama eskiden yazdığım bir rp...Ve başka sitedeki üyeliğe aittir.Bu üyeliği bayağı araştırırsanız erkek çıkar..Ama derin olarak bakarsanız kız üyeliğe aittirr...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Jasmine Bloom Cursley
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Jasmine Bloom Cursley

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Expelliarmus Rpg :: Anons :: Sistemler :: Yazım Dersi Sistemi-
Buraya geçin: